Mevlana ve Şems’ten Yüreğinizi Isıtan Hikayeler

Kısa hikayelerin oluşturduğu bu kitaptan altını çizdiğim bazı yerler şöyledir:

  • Gönül mertliğinden daha iyi bir şey görmedim. Elinizde bulunanla yetinin; başkalarının elinde bulunan şeyden de umudunuzu kesin.
  • Dünya ham insanlarla doluydu.
  • Kötülük çamurlarını iyilik pınarlarıyla yıkamak…
  • İnsanlar çalışmalıydılar. Dünya ve ahretleri için… Bu iki yönlü çalışma, mutlu kılardı insanı. Başkasından bir şeyler beklemek ayıptı, günahtı. Çünkü Allah kol, kafa, akıl vermişti. Ercesine çalışmak ve dürüst kazanç… Buydu iyi insan.
  • Dostluk paraya pula değil, ruha, duyguya dayanmalıydı.
  • ‘’Eğer cennette olmak istersen, herkesle dost geçin. Hiç kimseye kin tutma, herkese alçak gönüllülük göster. Çünkü alçak gönüllü olmak asıl sultanlıktır.’’
  • Herkesin hareketi, görüşü, bulunduğu makama göredir. Herkes dünyaya kendi görüş açısından bakar. Mavi cam, güneşi mavi gösterir; kızıl cam ise kızıl…
  • Şunun bunun ayıbını söyleyenlerin kendileri de ilerleyemezler.
  • ’İyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın’’ denilmiştir.
  • ‘’Arayan sonunda bulur. Kurtuluş sabırdan doğar.’’

Mevlana ve Şems’ten Yüreğinizi Isıtan Hikayeler. İstanbul: Yakamoz Kitap/Sonsuz Kitap.

 274 total views

Desiderius Erasmus – Deliliğe Övgü

Erasmus’un dostu Thomas More’u eğlendirmek için yazdığı ve ona adadığı bu ünlü eseri, kendini zeki sanan herkesi iğneleyici bir dille eleştirmekte ve alay etmektedir.

Felsefe ile gülmeyi de birleştiren bu kitabın eşsiz anlatımıyla zaman zaman kendinizi gülmekten alıkoyamayacaksınız.

Altını çizdiğim yerlerden bazıları şöyledir:

  • Benim bir cilam ya da herhangi bir ikiyüzlülüğüm yok; ayrıca, kalbimde bulunmayan bir duygunun görüntüsüne alnımda da hiçbir zaman rastlanamaz.
  • Doğum yerimi de bilmeyi isteyebilirsiniz; çünkü bugün, bir çocuğun ilk çığlığı attığı yerin, soy sop açısından önemli olduğunu düşünüyorlar.
  • En güzel hayat, bilgeliğe hiç bulaşmamış hayattır.
  • Sadece delilik, gençliğin hızla geçişini ağırlaştırır ve sıkıcı yaşlılığı uzaklaştırır bizden.
  • Maymun, erguvan sarındığında da maymundur.
  • Kendinden nefret eden biri, bir başkasını sevebilir mi? Kendisiyle barışık olmazsa, başkalarıyla olabilir mi? Kendi varoluşuyla usanmış ve yorgun ise, bir topluluğa hoşluk getirebilir mi?
  • İnsanoğlu kendini bilgeliğe ne kadar verirse, o kadar uzaklaşır mutluluktan.
  • Günahlarınız, papazlara ödediğiniz parayla değil; günah korkusu, gözyaşları, uykusuz geceler, yalvarışlar, oruçlar ve diğer iyi eylemlerinizle affedilir.
  • Elindeki pergelle, üç eğri çizebilmeyi başaran kendini Euclid sanır.
  • Bazılarının yalnızca umudu vardır ve mutlu olmak için, gördükleri düşlerin yeteceğine inanırlar.
  • Zamanımızın prenslerine bakın bir; yasadan anlamaz; halk düşmanı; kösnü budalası; özgürlükten, bilgiden ve gerçeklerden ödü kopan; memleketin yararını hiç düşünmeyen; nalıncı keseri gibi kendine yontan birini bulursunuz.
  • Vergi toplama haklarını korumak için, ellerine geçirdikleri her tür silahla savaşmaları görülesi bir şeydir. Biçare halkı aldatıp kazandıklarının onda birinden fazlasını almak isterler ve kendilerine eski kitaplardan pay kapmaya çalışır nasıl da keskinleştirir gözlerini! Ama iş, topladıkları vergilerle halka nasıl hizmet etmeleri gerektiğini anlatan bölümlere geldiğinde, körleşir gözleri.
  • Bilgilendiğiniz kadar, üzülür, öğrendikleriniz kadar mutsuz olursunuz.
  • Bilge kederle, deli neşeyle doludur.
  • Bildiğiniz gibi, kral saraylarında bilisizleri ve aptalları, zeki ve önemli kimselere yeğlerler.
  • Grekler eskiden: belleği geniş olan iyi konuklardan nefret ederiz, derlerdi.

Erasmus, D. Deliliğe Övgü. İstanbul: Oda Yayınları.

 488 total views

Lewis Carroll – Alice Harikalar Diyarında

Hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden bu eser en çok okunan kitaplar arasında yer edinmeyi başarmıştır.  Kitap Alice’in birgün göl kenarında yaptığı gezinti sırasında konuşan bir tavşan görüp onu takip etmesiyle başına gelen olayları konu alır.

Kitaptan işaretlediğim yerlerden bazıları şöyledir:

  • ‘’Sen bir istiridyenin bile sabrını taşırırsın!’’
  • ‘’Eğer herkes kendi işine baksaydı, Dünya şimdi olduğundan daha hızlı dönerdi.’’
  • ‘’Lütfen bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misiniz?’’ ‘’Bu, nereye gitmek istediğine göre değişir,’’ dedi Kedi. ‘’Aslında nereye gittiğim pek umurumda değil…’’ dedi Alice. ‘’O zaman hangi yolu izlersen izle, fark etmez,’’ dedi Kedi.
  • ‘’Başkaları hakkında yorum yapmamayı öğrenmen lazım,’’ dedi Alice biraz sertçe, ‘’bu çok kaba bir davranış.’’
  • ‘’Eğer sen de Zaman’ı benim kadar iyi bilseydin,’’ dedi Şapkacı, ‘’onu boşa harcamak gibi laflar etmezdin.
  • ‘’Belki de buradan çıkarılacak bir ders yoktur,’’ diyecek oldu Alice. ‘’Cık cık, çocuğum!’’ dedi Düşes. ‘’Her şeyden bir ders çıkar, o dersi çıkarmayı bileceksin.’’
  • ‘’Dünyayı döndüren şey sevgidir, sevgi!’’
  • ‘’Kendini başkalarına göründüğünden ya da görünebileceğinden farklı biri olarak görme ki, başkaları da seni başkalarının gözünde başka biri olmaya çalışan başka biri olarak görmesin.’’

Carroll, L. Alice Harikalar Diyarında. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

 297 total views

Simone Weil – Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler

Simone Weil Fransız filozoftur.  Son yılların felsefe alanında en çok okunan isimlerden  biri olmuştur.  Etkilendiği kişiler : Platon, Immanuel Kant, Karl Marx …

Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler,  Simon Weil’in eserlerinden biridir ve  bu eserden işaretlediğim bazı kısımlar şöyledir:

  • Geleceğin bütün isteklerimizi içine tıktığımız bir yer olduğuna inanmayı bırakmalı. Gelecek şimdiyle aynı cevheri paylaşır.
  • Eğer beni bulamadıysan aramıyordun.
  • İnsanlar daha fazla ‘’bilmemek’’ için yalana başvurup, kendilerini yine kandırırlar.
  • Hayallerimize dalmadan yaşadıklarımıza katlanabilmek nasıl mümkün olabilir?
  • Dostluk benim için karşılıksız ve ölçüsüz bir iyilik, temsili olarak değil tam da kelime anlamıyla hayatın kaynağıdır. Çünkü yalnız bedenim değil, ruhum da kendini acıyla zehirleyip, kendini düşüncelerim için barınılmaz bir yer kıldı. İşbu sebeple, düşüncelerimi yaşayacakları başka bir barınağa yollayabilmenin adıdır dostluk.
  • Yalnızca fiziki olarak hissedilen acılar ruhta herhangi bir iz bırakmaz. Çürük dişin şiddetli ağrısı bittiğinde ortada bir hatıra kalmaması gibi, yalnız fiziki acılar hatırasızdır.
  • İnsan vücudu, tabiatında hayvanlarla pek çok benzerlik taşır. Horoz, yaralı olan diğer horozu daha sert ısırır.
  • Bir aşık için sevdiğinden gelen haberin kibar yahut kaba oluşu ne önem arz eder ki?
  • Bir yıldızın uzaklardaki parıltısı, denizdeki dalgaların çıkardığı ses, tan ağarırken ortaya çıkan sessizlik kaç kez insanların dikkatini çeker? Dünyadaki güzelliklere kayıtsız kalmak da belki mutsuzluğa giden yola gireceğimiz bir günahın ve suçun başlangıcı olarak görülmeli.

Weil, S. Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler. İstanbul: Ketebe Yayınları.

 292 total views,  1 views today

Jorge Luis Borges – Kum Kitabı

Kısa fantastik  öykülerden oluşan bu kitap Borges’in en bilinen kitaplarından biri olmuştur.

Kitaptan işaretlediğim yerlerden bazıları şöyledir:

  • Belki düş görmeyi bir yana bırakacağız, belki de bırakmayacağız. Ama başka görevlerimiz arasında bizim gerçek görevimiz, evreni, doğmuş olmayı, gözlerle bakmayı ve soluk almayı kabullendiğimiz gibi düşü de kabul etmemiz.
  • Gerçekte, uykudan uyanıp da kendi kendisiyle karşılaşmayan insan yoktur.
  • Ölmeden birkaç gün  önce hepimizi yanına çağırmış ve şöyle demişti: ‘’Çok yaşlı bir kadınım ben, ağır ağır ölüyorum, bu herkesin başına gelecek, böylesine olağan, herkesin başına gelen bir şey için kimse üzülmesin.
  • Bir Yunanlı, dünün insanı bugünün insanı değildir, demiş.
  • Birbirimize sarılmadan ayrıldık. Ertesi gün ben gitmedim. Herhalde o da gitmemiştir.
  • Zaten söylediklerimiz her zaman kendimize uymaz.
  • Ben ödleğin tekiyim; mektup bekleme sıkıntısı çekmemek için ona adresimi vermedim.
  • Birisi öldüğünde neler duyarsak onları duydum ben de: daha yakın olmamaktan duyulan artık yararsız bir pişmanlık.
  • Bir açıklamada bulunayım. Bir şeyi görebilmek için onu anlamak gerekir. Koltuk insan bedenini, eklemlerini ve tüm organlarını önceden kabullenir; makas da kesme eylemini. Bir lamba ya da bir taşıt için ne demeli? Bir vahşi, misyonerin İncil’ini algılayamaz; bir gemi yolcusu, halatları tayfaların gördüğü gibi göremez. Evreni gerçekten görebilmiş olsaydık belki onu anlardık.
  • Ve de bir çocuk dünyaya getiriyor.
  • Bir tek çocuk mu?  diye sordum.
  • Evet. Tek bir çocuk. İnsan türünü çoğaltmak doğru olmaz.

Borges, J. L. Kum Kitabı. İstanbul: İletişim Yayınları.

 291 total views

Schopenhauer – Ölüm Ve İçsel Doğamızın Yok Edilemezliği İle Olan İlişkisi

Ölüm ve yaşama farklı açıdan bakılabilmesini sağlayan bu kitapta işaretlediğim yerlerden bazıları söyledir:

  • Dünyayı kucaklayan ve böylesine çok sayıda harika fikirlere sahip bir insan zihninin ait olduğu bedenle birlikte mezara gireceğini düşünmenin insanı ne kadar da sarsacağına dair güzel nutuklarımız vardır. Fakat yine aynı zihnin, bu niteliklerle ortaya çıkmadan önce zamanın nasıl da geçip gitmesine izin verdiği ve dünyanın o olmaksızın bunca süre yörüngesinde dönmeyi nasıl olup da başarabildiğine yönelik hiçbir şey duymayız.
  • Artık var olmayacağımız gerçeği bize en az geçmişte var olmadığımız gerçeği kadar az huzursuzluk vermelidir.
  • Tabiat hiçbir şeyi boşuna yapmaz ve lüzumsuz hiçbir şey yaratmaz.

Schopenhauer. Ölüm Ve İçsel Doğamızın Yok Edilemezliği İle Olan İlişkisi. İstanbul: Oda Yayınları.

 277 total views

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski – Beyaz Geceler

Dostoyevski dünya edebiyatının en büyük ve önemli yazarlarından  biridir. Eşsiz eserler bırakmıştır, Beyaz Geceler de bu eserlerden biridir. Hayalperest ve yalnız  bir adamın kendisi gibi yalnız olan bir genç kız ile karşılaşması ile başlayan tuhaf bir aşk hikayesini konu alan Beyaz Geceler adlı bu eserde

İşaretlediğim bazı kısımlar şöyledir:

  • Gökyüzü yıldızlarla öylesine kaplı, öylesine parlaktı ki insan kendine, bu gökyüzünün altında nasıl olup da öfkeli ve kaprisli insanların yaşayabildiğini sormadan edemiyordu.
  • Eskiden bildiğimden daha çok şeyin farkındayım, en iyi yıllarımı bir hiç uğruna yitirdiğimi biliyorum! Bunun bilincinde olduğum için daha çok acı çekiyorum.
  • Beni kendimle ne kadar uzun süreliğine barıştırdığınızı biliyor musunuz?
  • İdealler parçalara ayrılmıştır, tozlara karışmıştır, başka bir hayat yoksa, o zaman bu parçalardan oluşturursun bu hayatı.
  • Kendi kendime soruyorum: Nerede hayallerim? Kafamı sallıyorum, yıllar nasıl da uçup gitmiş diye! Ve sonra yine bir soru kendine. Gelip geçen yıllarda ne yaptın? En güzel yıllarını nereye sakladın? Yaşadın mı yaşamadın mı?
  • Neden hiç kimse birbirine kardeş gibi davranmaz?
  • İnsan, duvara konuşmadığını biliyorsa, neden yüreğinde olanı hemen ve doğrudan dile getirmez?

Dostoyevski, F. M. Beyaz Geceler. İstanbul: Koridor Yayıncılık.

 298 total views

Seneca – Mutlu Yaşam Üzerine \ Yaşamın Kısalığı Üzerine

  • İnsan, yaşamıyla ilgili olarak çoğunluğun tercihlerini örnek alma zorunluluğu hissetmemeli, aklı temel almalı, akla karşı duran kalabalıktan kendini kurtarmalıdır.
  • Tepeden tırnağa zehre bulanmış kindarlığınız beni en iyiden caydıramayacak.
  • Herhangi bir pratik sonuç doğurmasa bile, insanlar yararına olan uğraşlar övgüye değerdir. Dik patikada ilerleyenlerin zirveye varamamasında şaşıracak ne var? Aksine, adamsan, başarısız olsalar bile büyük işlere girişenlere saygı duy.
  • Siz beni farklı dinliyorsunuz, sadece sözlerimin çıkardığı ses kulaklarınıza ulaşıyor, ne anlama geldiklerini sorgulamıyorsunuz.
  • Yaşamımdaki eylemleri sizin kanılarınıza göre şekillendirmemek kadar azimli olduğum bir konu daha yoktur.
  • Her tarafınız yara bere içindeyken başkalarının sivilcelerine bakıyorsunuz.
  • Niçin daha ziyade sizi her yandan ele geçiren, bazısı dışarıdan çöreklenen, bazısı bizzat iç organlarınızda alevlenen kendi kötülüklerinize odaklanmıyorsunuz?
  • İnsani meseleler daha iyi insanlara kara çalmak için boşboğazlık edecek boş vakti bulabileceğiniz bir konuma henüz ulaşmamıştır.
  • Kısıtlı bir zamanımız yok, sadece çoğunu boşa harcıyoruz.
  • İnsanlar yıllık gelirlere ve armağanlara aşırı değer veriyor, tüm çaba, emek ve dikkatleriyle onlara odaklanıyor.  Kimse zamana değer vermiyor, onu bedavaymış gibi, müsrifçe kullanıyorlar.

Seneca. Mutlu Yaşam Üzerine Yaşamın Kısalığı Üzerine. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

 329 total views

Dostoyevski – Uysal Kız

Kitaptan işaretlediğim bazı kısımlar:

  • Sessizce konuşmanın ustasıydım, büyün hayatımı sessizce yaşadım. İçimde sessiz sedasız kaç tragedya yaşadım!
  • ‘’ Temiz kalplerin’’ körlüğü vardı.
  • Evet hakikati söylerim, hakikatle yüzleşmekten korkmuyorum: haksız olan o.
  • Çok büyük sıkıntılar çekildiğinde sürekli uyumak istenir. Ölüm mahkumlarının son gece çok derin uyudukları söylenir. Böyle de olmalı, çünkü doğaya uygun olanı bu;  yoksa sinir sistemi çöker…
  • Ben ahlak bakımından titizimdir.
  • Bana karşı dürüst olmalıydı, sevmekse tam olarak sevmek, bakkalı sever gibi değil.
  • Bir başına insanlar ve çevrelerindeki sessizlik; alın size dünya! ‘’Ey insanlar, sevin birbirinizi’’

Dostoyevski, F. M. Uysal Kız. İstanbul: Oda Yayınları.

 284 total views

Simone Weil – Kişi ve Kutsal

Simone Weil Fransız filozoftur.  Son yılların felsefe alanında en çok okunan isimlerden  biri olmuştur.  Etkilendiği kişiler : Platon, Immanuel Kant, Karl Marx …

Kişi ve Kutsal Simon Weil’in eserlerinden biridir ve  bu eserden işaretlediğim bazı kısımlar şöyledir:

  • ‘’Eğer şu sözleri işitebilecek kulakları olan birine: ‘’Bana yaptığınız doğru değil’’ derseniz, kaynağında bulunan alaka ve sevgi ruhuna dokunabilir ve bu ruhu uyandırabilirsiniz.’’  Oysa  ‘’…hakkım var’’, ‘’…hakkınız yok’’ desek aynı etkiyi yaratmaz. Bu sözler gizli bir savaş barındırır ve savaş ruhunu uyandırır.
  • ‘’İnsan yaşamının  büyük muamması ıstırap değil, bahtsızlıktır.’’
  • İnsana sıcak bir sessizlik gerekirken, ona verilen buz gibi bir kargaşadır.
  • Emeği aşağılamak da kutsala saygısızlıktır.
  • ‘’Ben kini değil sevgiyi paylaşmak için doğdum.’’
  • Ne önemli şahsiyetler ne de partiler hakikate ya da bahtsızlığa kulak verir.
  • Akıl işleyecekse otoritenin hiçbir sınırlaması olmadan kendini ifade edebilmeye ihtiyaç duyar.

Weil, S. Kişi ve Kutsal. İstanbul: Vakıfbank Kültür Yayınları.

 270 total views