Victor Hugo – Bir İdam Mahkumunun Son Günü

İdam edilmesine karar verilen bir tutuklunun yaşadığı  duygu değişimini, ölümü kabul etmeye çalışmasına rağmen yine de son anda bile olsa hala af edilmeyi beklemesinin konu alındığı bu kitaptan altını çizdiğim yerlerden bazıları şöyledir:

  • Yargılayanlar ve mahkum edenler ölüm cezasının toplumdan kendisine zarar veren ve daha sonra da zarar verebilecek olan birini uzaklaştırmanın önemi nedeniyle gerekli olduğunu söylüyorlar. Sadece bu söz konusu olsaydı, müebbet hapis cezası yetecekti. Öldürmek neye yarar? Hapishaneden kaçılabileceğini söyleyerek itiraz edeceksiniz, öyle değil mi? Nöbetçileriniz görevlerini iyi yapsınlar. Demir parmaklıkların sağlamlığına güvenmiyorsanız, hayvanat bahçelerini açmaya nasıl cesaret ediyorsunuz?
  • Dürüst bir adam, iyi bir baba, iyi bir oğul, iyi bir koca, iyi bir dost olabilir.
  • Manevi acının yanında fiziki acının ne önemi var?
  • Oysa yüreğimde cenneti taşıyordum.
  • Demek yaşamak istediğim tek yer olan o hafızadan şimdiden silindim!

Hugo, V. Bir İdam Mahkumunun Son Günü. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Franz Kafka – Ceza Sömürgesi ve Hukuk Öyküleri

Dönemin acımasız hukuk sisteminin konu alındığı bu kısa kitap insana sorgulaması gereken şeyler olduğunu hatırlatıyor yasa nedir gibi…

Kitaptan altını çizdiğim yerlerden bazıları şöyledir:

  • ‘’Ama ceza alacak kişinin kendini savunabilmesi gerekirdi!’’
  • Yakından bilmeyenler için, her ceza birbirine benzer.
  • Başkalarının işine karışmak, her zaman olumsuz sonuç verirdi.
  • Lehte tanık her yerde gereklidir, hatta başka yerlerde mahkemeden daha gereklidir, bu yüzden her yanda lehte tanık ararım.
  • Payına düşen kısacık zamandan bir tek saniye yitirdiğinde ömründe yitmiştir çünkü. Ömrün, yitirdiğin o saniyeden uzun değildir, daha doğrusu, tüm ömrün o yitirdiğin saniyeyle eştir, sadece o kadardır. Bu demektir ki, bir yol tuttuğunda ne olursa olsun devam et; ancak böyle kendini tehlikeye atmaz, kazanabilirsin. Belki sonunda düşmek de var; ama henüz yolun balında geri döner, koşarak merdivenleri inmeye kalkarsan, o anda yuvarlanır gidersin; olasılık falan dinlemez, kesinlikle yuvarlanırsın. Demem o ki, bu koridorlarda bir şey göremedinse başka katlara çık, yukarıda da bulamadınsa çekinme, daha üst katlara çıkan merdivene saldır. Sen çıkmaktan vazgeçmezsen basamaklar bitmez, sen tırmandıkça ayaklarının altında yükselip dururlar.
  • Yasalarımız sadece var sanıldıkları için varlar.
  • Yasanın ne olduğunu asla öğrenemedim.

Kafka, F. Ceza Sömürgesi ve Hukuk Öyküleri. Altıkırkbeş Yayın.

Franz Kafka – Dava

Dava kitabının kahramanı bir sabah uyandığında tutuklandığını öğrenir üstelik sebebi bile belirtilmeden. Kişinin tüm haklarının göz ardı edildiği hukuk sistemlerine karşı da eleştiri içeren bu kitaptan altını çizdiğim yerlerden bazıları şöyledir:

  • Kendilerine bu kadar çok güvenmeleri aptallıklarından. Benimle ‘’aynı düzeyde’’ olan insanlara söyleyeceğim birkaç söz, bunlarla yapacağım en uzun konuşmalardan daha etkili olacak ve her şeyi aydınlatacaktır.
  • İnsan oyuz yaşındaysa ve benim gibi hayatla tek başına mücadele ettiyse, beklenmedik olaylar karşısında sağlam durabiliyor ve pek etkilenmiyor.
  • Benim başıma gelecek tehlikelerden bahsetmeyin, ben ancak kendim korkmak istediğimde bir tehlikeden korkarım.
  • ‘’İnsan hep isyan eder.’’
  • Önemli olan yolun yarısında pes etmemesiydi, sadece iş alanında değil, her alanda yapılabilecek en saçma şey durmaktı.
  • ‘’Hiç kimseye aldırma,’’ dedi avukat, ‘’ve doğru bildiğin şeyi yap.’’
  • Başkalarının fikirlerini kontrol etmeden kabul etme.
  • ‘’Her şeyin gerçek olduğunu kabul etmek gerekmez, gerekli olduğunu kabul etmek yeter’’
  • Mantık ne kadar sarsılmaz olsa da, yaşamak isteyen bir insanın önünde duramazdı.

Kafka, F. Dava. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

İdealist Öğretmen – Grigoriy Petrov

Kendisini insanların hayatını pozitif anlamda değiştirmek için adayan bir Matematik Profesörünün konu alındığı bu kitap, iyi bir öğretmene denk  gelmenin, iyi bir yaşam inşa etmenin neredeyse temelini oluşturduğunu anlatmaktadır. Kitaptan altını çizdiğim kısımlardan bazıları şöyledir:

  • İyi öğretmenler yok. Bir şeyler öğretseler bile, papağan gibi ezberletiyorlar. İnsanlara düşünmeyi öğretmiyorlar. Hayatın anlamını çözmeyi öğretmiyorlar. Halk ruhunun gücünü hissettiremiyorlar. Ve milyonlarca insan, tıpkı milyonlarca dönüm verimli toprağın el değmeden ıssız bırakılması gibi, kendi haline bırakılıyor.
  • Kötü okullar, kibrit çöpü gibidir. Bir dakika kadar etrafını aydınlatır ve sönerler. Halkın zihnindeki karanlık deryanın dağılması için, büyük ve parlak fenerlere ihtiyaç vardır.
  • İnsan dediğin nedir? Canlı bir mum. Işık saçmıyorsa, yanmıyorsa, yakılmadıysa değeri nedir?
  • Düşman topraklarından bir, iki, üç milyon kişinin yaşadığı, büyük bir alanı kazandıran adama ne derler? Bir kahraman. Bense daha fazlasını yapmak istiyorum. Benim bölgemde yaklaşık on milyon insan yaşıyor ve ben onları cehaletten kurtarmak istiyorum. Düşünün, on milyon insan. Koskoca bir ülke.  Aydınlanmış olsalardı, şu anda karanlık ve cehalet içinde olan on milyon insanın kaçı bilim insanı, yazar, sanatçı, mühendis, mucit veya hayırsever olurdu?
  • Eğer herkes çalışmak isterse, yeryüzü cennet olurdu.
  • Diğer insanların çevrelerini güzelleştirdiklerini dinlemeyi seviyorsunuz. O halde neden kendinizi ve çevrenizi güzelleştirmek istemiyorsunuz?
  • Her birinizin işlenmemiş, ancak değerli bir insan cevheri olduğunu unutmayın.
  • Dünyadaki hiçbir iktidar, şişedeki şeytanın gücüne ve sağlamlılığına sahip değil.
  • Günahtan daha güçlü olun!
  • Korkudan daha güçlü olun.
  • Öncelikle sizi, iyi olan her şeyi bir bataklık gibi kurutan kötülüğe karşı savaşmaya davet ediyorum.

Petrov, G. İdealist Öğretmen. İstanbul: Koridor Yayıncılık.

Maksim Gorki – Özgürlük

Rus toplum yapısının da sorgulandığı bu eser 1905 devrimi sonrası, bir Rus kasabasını anlatır.

Kitaptan altını çizdiğim yerlerden bazıları şöyledir:

  • Beni üzen, düşündüren para değil, kardeş, beni düşündüren, kaygılandıran yaşamım! Yaşamım!
  • Köpek gibi havlayıp uluyacağına insanlığını yitirmemeye çalışsan daha iyi edersin.
  • Para pisliktir!
  • Budalalar hızla çoğalır.
  • Kuşkuculuk mu? Size bir şey söyleyeyim mi? Bir insan kuşkucu olacağına donsuz yaşasın daha iyi!
  • Ah Vavilla! Her şeye karşın iyi bir yüreğin var. ‘’ Yüreğim… herkese açıktır!’’
  • Otuz yaşıma geldim. Ama yüreğimin acı çekmeyip, sızlamadığı bir yer bulamadım gitti.
  • Evet, yaşamak güç yeryüzünde.
  • Neşeli olmak için yerimiz dar, Ve yaşama kötüler egemen.
  • Ama insanların kaygılarını desteklememelisin, insanları sevinçle desteklemelisin, insanları coşkuyla sevmelisin! Kaygı ucuzdur, delikanlı!
  • ‘’Sevgi olmadan yaşam geçmez.’’
  • Sen kendine düşeni yap, Tanrı kendine düşeni verir. Ve her şeyden önce: sev! Sevgisiz insan budaladan farksızdır!

Gorki, M. Özgürlük. İstanbul: Oda Yayınları.

Ernest Hemingway – Kazanana Ödül Yok

Ernest Hemingway’in orijinal adı Winners Take Nothing olan kısa öykülerinin toplandığı kitabıdır.

Altını çizdiğim yerlerden bazıları şöyledir:

  • Bir canavardır ahlaksızlık , ürkünç çehreli.
  • ‘Beyler, ya yöneteceksiniz ya da yönetileceksiniz.’  Hepsi bu kadar.
  • Yaşamın vahşi doğasında yaptığımız yolculukta, her birimizin ihtiyacı da olan inanç, sevgi ve umudu çoğaltmadan Doğal Tarihin herhangi bir alanını incelemek mümkün müdür?
  • Kimsenin seni arkandan vurmasına izin verme.
  • Din, fakirlerin afyonudur.
  • Ben zavallı bir idealistim. Hayallerin kurbanıyım.
  • Müzik de insanların afyonuydu.
  • İstenen olabildiğince az karışan bir devletti, hep daha az karışan bir devlet.
  • İnsanlara ne yapmak istiyorsunuz? ‘’Cehaletin içinden çekilip kurtarılmalılar.’’
  • Duygusal insanların hepsi hayatları boyunca birçok kez ihanete uğrar.
  • Birileri öğüt vermeden de öğrenilmesi gereken her şey kendiliğinden öğrenilir ve nerede yaşadığınızın da bir önemi yoktur.

Hemingway, E. Kazanana Ödül Yok. Ankara: Bilgi Yayınevi.

Mevlana ve Şems’ten Yüreğinizi Isıtan Hikayeler

Kısa hikayelerin oluşturduğu bu kitaptan altını çizdiğim bazı yerler şöyledir:

  • Gönül mertliğinden daha iyi bir şey görmedim. Elinizde bulunanla yetinin; başkalarının elinde bulunan şeyden de umudunuzu kesin.
  • Dünya ham insanlarla doluydu.
  • Kötülük çamurlarını iyilik pınarlarıyla yıkamak…
  • İnsanlar çalışmalıydılar. Dünya ve ahretleri için… Bu iki yönlü çalışma, mutlu kılardı insanı. Başkasından bir şeyler beklemek ayıptı, günahtı. Çünkü Allah kol, kafa, akıl vermişti. Ercesine çalışmak ve dürüst kazanç… Buydu iyi insan.
  • Dostluk paraya pula değil, ruha, duyguya dayanmalıydı.
  • ‘’Eğer cennette olmak istersen, herkesle dost geçin. Hiç kimseye kin tutma, herkese alçak gönüllülük göster. Çünkü alçak gönüllü olmak asıl sultanlıktır.’’
  • Herkesin hareketi, görüşü, bulunduğu makama göredir. Herkes dünyaya kendi görüş açısından bakar. Mavi cam, güneşi mavi gösterir; kızıl cam ise kızıl…
  • Şunun bunun ayıbını söyleyenlerin kendileri de ilerleyemezler.
  • ’İyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın’’ denilmiştir.
  • ‘’Arayan sonunda bulur. Kurtuluş sabırdan doğar.’’

Mevlana ve Şems’ten Yüreğinizi Isıtan Hikayeler. İstanbul: Yakamoz Kitap/Sonsuz Kitap.

 274 total views

Desiderius Erasmus – Deliliğe Övgü

Erasmus’un dostu Thomas More’u eğlendirmek için yazdığı ve ona adadığı bu ünlü eseri, kendini zeki sanan herkesi iğneleyici bir dille eleştirmekte ve alay etmektedir.

Felsefe ile gülmeyi de birleştiren bu kitabın eşsiz anlatımıyla zaman zaman kendinizi gülmekten alıkoyamayacaksınız.

Altını çizdiğim yerlerden bazıları şöyledir:

  • Benim bir cilam ya da herhangi bir ikiyüzlülüğüm yok; ayrıca, kalbimde bulunmayan bir duygunun görüntüsüne alnımda da hiçbir zaman rastlanamaz.
  • Doğum yerimi de bilmeyi isteyebilirsiniz; çünkü bugün, bir çocuğun ilk çığlığı attığı yerin, soy sop açısından önemli olduğunu düşünüyorlar.
  • En güzel hayat, bilgeliğe hiç bulaşmamış hayattır.
  • Sadece delilik, gençliğin hızla geçişini ağırlaştırır ve sıkıcı yaşlılığı uzaklaştırır bizden.
  • Maymun, erguvan sarındığında da maymundur.
  • Kendinden nefret eden biri, bir başkasını sevebilir mi? Kendisiyle barışık olmazsa, başkalarıyla olabilir mi? Kendi varoluşuyla usanmış ve yorgun ise, bir topluluğa hoşluk getirebilir mi?
  • İnsanoğlu kendini bilgeliğe ne kadar verirse, o kadar uzaklaşır mutluluktan.
  • Günahlarınız, papazlara ödediğiniz parayla değil; günah korkusu, gözyaşları, uykusuz geceler, yalvarışlar, oruçlar ve diğer iyi eylemlerinizle affedilir.
  • Elindeki pergelle, üç eğri çizebilmeyi başaran kendini Euclid sanır.
  • Bazılarının yalnızca umudu vardır ve mutlu olmak için, gördükleri düşlerin yeteceğine inanırlar.
  • Zamanımızın prenslerine bakın bir; yasadan anlamaz; halk düşmanı; kösnü budalası; özgürlükten, bilgiden ve gerçeklerden ödü kopan; memleketin yararını hiç düşünmeyen; nalıncı keseri gibi kendine yontan birini bulursunuz.
  • Vergi toplama haklarını korumak için, ellerine geçirdikleri her tür silahla savaşmaları görülesi bir şeydir. Biçare halkı aldatıp kazandıklarının onda birinden fazlasını almak isterler ve kendilerine eski kitaplardan pay kapmaya çalışır nasıl da keskinleştirir gözlerini! Ama iş, topladıkları vergilerle halka nasıl hizmet etmeleri gerektiğini anlatan bölümlere geldiğinde, körleşir gözleri.
  • Bilgilendiğiniz kadar, üzülür, öğrendikleriniz kadar mutsuz olursunuz.
  • Bilge kederle, deli neşeyle doludur.
  • Bildiğiniz gibi, kral saraylarında bilisizleri ve aptalları, zeki ve önemli kimselere yeğlerler.
  • Grekler eskiden: belleği geniş olan iyi konuklardan nefret ederiz, derlerdi.

Erasmus, D. Deliliğe Övgü. İstanbul: Oda Yayınları.

 488 total views

Kepek Unlu Kurabiye Tarifi

Malzemeler:

  • 1.5 su bardağı kepekli un
  • Yarım çay bardağı yarım yağlı süt (tam yağlı da tercih edebilirsiniz)
  • Yarım çay bardağı esmer şeker (bir çay bardağı da tercih edebilirsiniz)
  • 1 adet yumurta
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 3 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağı

Yapılışı:

Bütün malzemeleri bir kapta karıştırın ve yoğurun. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine küçük parçalar halinde yuvarlak yaptığınız hamurları koyun. (Yaklaşık 16 adet çıkmaktadır) Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 20-25 dakika pişirin ve soğuduktan sonra servis yapın.

Afiyet olsun.   🙂

 303 total views

Ananasın Faydaları Nelerdir?

Tropikal meyvelerden olan Ananas hem çok lezzetli hem de sağlık açısından oldukça faydalıdır.

Bu eşsiz meyvenin faydalarından bazıları:

  • Hücrelerin yenilenmesine katkı sağlar
  • Saç dökülmesini önlemeye yardımcıdır
  • Hipertansiyonun önlenmesine katkı sağlar
  • Bağırsak kurtlarının dökülmesine yardımcıdır
  • Diş sağlığı açısından çok faydalıdır, dişleri güçlendirir ve çürümesini önlemeye katkı sağlar
  • Sinüzitin önlenmesine katkı sağlar
  • Kemiklerin güçlenmesine katkı sağlar
  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar
  • İçerdiği yoğun C vitamini sayesinde soğuk algınlıklarının önlenmesine katkı sağlar
  • Bronşit hastalığının önlenmesine katkı sağlar

Not: Paylaşılan gönderiler bilgi vermek amaçlıdır. Her insanın bünyesinin farklı olacağı unutulmamalı.  Sağlık açısından bir şikayetiniz olduğunda öncelikle kesinlikle doktorunuza danışınız.

 276 total views